22 Temmuz 2012 Pazar

İSRAİL UÇAKLARI O GÜN UÇTULAR MI?



Tayyip Bey gene gündem değiştirme, gündeme dilediği gibi biçimlendirme becerisini gösterdi.
Bir HAS Parti, Numan Kurtulmuş operasyonuyla, hem CHP Kurultayının önüne geçti ve hem de uçak olayını tamamıyla gündemden düşürdü.
Yaklaşık son bir hafta on gündür Türk halkı merkez medyanın da yardımıyla Numan Kurtulmuş olayını, Tayyip Beyden sonraki AKP’yi tartışıyordu ki, Suriye de çok üst düzey üç yönetici bir terörist eylem sonucu öldürüldüler. Olaylar da tırmanmağa başladı.
 Bu nedenle de uçak olayını artık bizim de Ankara’da konuşulanlar ışığında irdelememiz gerektiği kanısındayım.
ABD yetkilileri olayın nasıl olduğunu bildiklerini, bütün ellerindeki bilgileri Türk yetkililerine verdiklerini ama içeriğini açıklamayacaklarını beyan etmişlerdi.
Bu konulara yatkın havacılık tekniğinden anlayanlar ve Doğu Akdeniz’deki askeri hareketliliği bilenler, bu uçak olayının acaba “One Minute”ın bir rövanşımı ve aynı zamanda da İsrail’in ve Essed rejimini yıkmaya çalışan diğer güçlerin Türkiye’yi Suriye ile bir sıcak çatışmanın içine sokmak çabası mı? Olduğunu tartışıyorlar.
Bu ana kadar uçağın füze atışıyla mı? Yoksa uçaksavar atışıyla mı düşürüldüğünün tespit edilemediği söyleniyor.
O zaman da insanın aklına Bülent Arınç’ın “Bir başka aygıt olabilir” açıklaması geliyor.
Bu uçağın Hatay’a kurulan Radar sisteminin imkan ve kabiliyetini test etmek için uçurulduğu konusunda herkes hem fikir. Zaten açıklamalarda bu yönde.
Ankara kulislerinde dolaşan söylentilere göre, doğru yorum yapıla bilinmesi için bazı soruların cevaplarının bilinmesi gerekiyor.
1-Öncelikle Türkiye “angajman bölgesi olduğu için”  bu bölgede yaptığı uçuşları hangi ülkelere bildiriyor. Bu uçuş hakkında bölge ülkelerine İsrail dahil herhangi bir bilgi verildi mi? 
2- O gün bölgede uçan başka uçaklar var mıydı? Örneğin  günde otuz kırk sorti yapan İsrail uçakları o gün  bölgede uçtular mı?
3- Radyo Frekansı gönderilerek bu uçağın yakıt sistemi çalışmaz hale getirilerek düşürülmüş olunabilir mi?
4-Radyo Frekansı göndererek uçağın yakıt sistemini çalışmaz hale getirerek düşmesine neden olabilecek teknolojiye sahip dört ülke var. Bunlar ABD, İngiltere, Rusya ve İsrail.
ABD bütün bilgileri bize verdiğine göre bunu yapmış olması mümkün görülmüyor. ABD’nin yapmadığı, bütün bilgileri Türkiye’ye verdiği bir ortam da İngiltere de bu işi yapmış olamaz.
                       RUSYA MI? İSRAİL Mİ?  
O zaman iki ülke kalıyor geriye bunlardan biri İsrail diğeri ise Rusya.
Şimdi burada irdelenmesi gereken konu, Türkiye’nin Suriye ile bir sıcak çatışmaya girmesinden menfaati olan ülke hangisi? Bize göre tartışmasız olarak İsrail’dir.
Çünkü bir Türkiye Suriye çatışmasında Rusya açıkça Suriye’den yana tavır koyacağını açıkladı. Ama böyle bir silahlı çatışmada Suriye’ye gerekli olan  desteği verememesi halinde büyük itibar kaybına uğrar. Bu nedenle bir Türkiye Suriye çatışması işine gelmez. Bölgeye gönderdiği gemilerde  sırf bir çatışmayı önlemeye yöneliktir
O zaman böyle bir silahlı çatışmadan doğrudan menfaattar olacak ülke İsrail’dir.
Türkiye’nin Suriye’ye girmesi bu ülkede bölünmeye neden olur. Büyük Kürdistan hedefinin Kuzey Irak’tan sonraki ikinci ayağı kurulmuş olur. Böylece Kuzey Irak Petrol’ü Suriye’nin kuzeyinde bulunan şimdi atıl ve harap petrol boru hattı tamir edilerek Hayfa ve Trablus  limanlarına ulaştırılarak Dünya pazarlarına açılır ve böylece Kuzey Irak’ın Türkiye’ye bağımlığı asgariye inmiş olur.
Birde “One minute” un rövanşı alınmış olur.
Akla tabii olarak,  Suriye’nin  uçağı biz vurduk açıklamasını niçin yaptığı gelebilir.
Bu daha çok kendi iç politikasına yönelik olarak, kendi yandaşlarına “bakın biz güçlüyüz” mesajı verirken de, muhaliflerine de “sizi de rahatlıkla ezerim, güvendiğiniz Türkiye bir şey yapamaz” mesajının verilmesidir.
Türk halkı, bu uçağı kimin düşürdüğü sorusunun cevabını beklemektedir. Bu da hakkıdır.