7 Aralık 2018 Cuma

CUMHURBAŞKANI BUNU YAPMAMALIDIR.



Türk Ceza Kanunu’nun 216. Maddesinin başlığı “Halkı Kin ve Düşmanlığa  Tahrik ve Aşağılama” dır.
AKP’li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, geçenlerde yaptığı bir konuşmada Çankaya, Beşiktaş, Şişli gibi yaşam kalitesinin yüksek olduğu ilçelerdeki CHP seçmenine  yönelik olarak “Türkiye yansa da şaha kalksa da bunların umurlarında değildir” dedi.
Toplumlar, genelde ekonomik durum, kan bağı, din mezhep veya coğrafi köken yönünden farklılıklar göstermektedir. İşte AKP’li Cumhurbaşkanı, Anayasanın 104. Maddesinin 2. Fıkrasına göre Türk Milletinin birliğini temsil etmesinin yanında, Cumhurbaşkanlığı görevine başlarken, Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde, üzerine aldığı görevi tarafsızlıkla yerine getireceğine dair ant içmiştir.
Yani Cumhurbaşkanı’nın yaşam kalitesi görece yüksek bu bölge de yaşayan insanları, ülkenin sorunlarıyla ilgisiz bir kesim olarak göstermesi, diğer kesimde yaşayan insanları bu halk kesimine karşı tahrik etmektir.
Sarf edilen sözler bölge halkını, ülkenin büyük sorunları karşısında üzülmeyen, büyük başarıları karşısında sevinmeyen, duyarsız insanlar olarak tarif etmek, o insanları vatan haini gibi göstermektir.
Cumhurbaşkanınca yapılan bu açıklama toplumun diğer kesimlerindeki insanlara, sayılan bölge insanlarına karşı, düşmanca duygular, kin ve nefret duymayı telkin eder mahiyettedir.Bu söylem insanlar arasında kitlesel düşmanlıklar uyandırmaya elverişlidir.
Hiçbir görev, vatandaşlar arasında muayyen özelliklere sahip bir kesimin  diğer kesim aleyhine kin ve düşmanlığı yöneltecek  şekilde konuşamaz, konuşmamalıdır.
AKP Genel Başkanı’nın bu söylemi bu nedenlerledir ki, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında da mütalaa edilemez.
Cumhurbaşkanının, yemininde milletin bölünmez bütünlüğünden de söz etmektedir. Halbuki söylem toplumu ayrıştırıcı bir söylemdir.
       Yeni anayasal düzen içinde Cumhurbaşkanı’nın sorumsuzluğunun  da mutlak olmaması gerekir; zira Cumhurbaşkanı artık hem tarafsız değildir ve hem de  yürütmenin  başıdır.
Bir Cumhurbaşkanı vatandaşların birbirlerine karşı düşmanlık duymalarını veya kin beslemelerini, birbirlerinden nefret etmelerini istemez, istememelidir.
       Bilerek veya bilmeyerek ama özensizce seçilen bu sözcükler toplum da ayrıştırmaya, kin ve nefret tohumları ekmeye müsait olduğu gibi tahrik de teşkil eder.
 Türkiye yansa da şaha kalksa da bunların umurlarında değildir” sözü bazı kesimlerde yaşayan vatandaşları, yaşam kalitesinin yüksek olduğu bölgelerdeki insanlara karşı tahrik teşkil ederek, bu suretle insanlar arasında kitlesel düşmanlıklar uyandırmaya neden olabilir.
Siyasetçiler, ülkede barışın, huzurun tesis edilmesini istiyorlarsa, gerek siyasi rakiplerine, gerekse kendilerin karşı olduklarına inandıkları kitleler hakkında daha düzgün ifadeler kullanmak zorundadırlar.
Yarın birisi de kalkıp, ülke ekonomik bunalımda ama, bu AKP yöneticilerinin umurunda değil, onlar için mühim olan yakın çevrelerini ekonomik menfaatleridir, derse ne olur.
Ayrıca  yaşam kalitesi yüksek yerlerde yaşayan insanları itham eden Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 100 odalı sarayda oturup,  beyaz çay        ve ejder meyveli smoothie içip, Sarayın bahçesindeki meyveler üşümesin diye ısıtma sistemini kuran, millet ekonomik  kriz ile boğuşurken 500 milyon dolarlık uçak alan kişi olarak, bu insanları itham etmesi  de düşündürücüdür.
Bu nedenle danışmanları AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı olan Recep Tayyip Erdoğan’a  bu tür söylemlerden uzak durması gerektiğini telkin etmelidirler.