4 Haziran 2018 Pazartesi

KEMALİZM VE SOSYAL DEMOKRASİ



Kemalizm (Atatürkçülük) ulus devlet temelinde şekillenmiş, bilimi temel almış (pozitivist) aydınlanmacı, milliyetçi, akla uygun davranan(Rasyonalist) ve laik niteliklere sahiptir.
Son yıllarda Atatürkçülerin, Kemalistlerin, demokrat olamayacaklarını ileri sürmek bir kısım diplomalı cahiller tarafından görev ve böyle saçmalamakta ilericilik (!) sayıldı.
Atatürk’ü silerek, birilerinin söylediği gibi çağdaş sosyal demokrat olunabileceği düşüncesini insanlara benimsetmeye çalışmak, emperyalistlerin ve onların uşakları, cumhuriyeti numaralandırma meraklısı entellerin uğraşılarıdır.
Kemalizm’in, Atatürkçülüğün hangi ilkesi çağdaş sosyal demokrasinin gerisindedir.
1-“Yurtta Sulh Cihanda Sulh” ülküsü, batılı Sosyal Demokratların göstermelik “barışçı ilkelerinden” çok daha gerçekçidir. Batılı Sosyal demokratların barışçılığı göstermeliktir. “Göstermelik” diyorum, zira batılı sosyal demokratlar her zaman emperyalistlerle beraber onların hizmetinde olarak hareket etmiştir.
Irak’ta milyonlarca insan öldürülürken, Fransız ve İngiliz Sosyal demokratları ABD ile beraber hareket etmemişler miydi?
Sarkozy  Libya’yı bombalatırken, Fransız Sosyalist Partisi kendisine destek vermedi mi?
Yakın tarihin dumanı tüten benzer örnekleri çoğaltılabilinir.
Türkiye, Lozan antlaşmasından bugüne kadar sadece Kıbrıs Barış harekatını yapmış, o da sadece soydaşlarımızın mal ve can güvenliğini sağlamak  ve uluslar arası bir anlaşmadan kaynaklanan bir hakkın kullanılması için yapılmıştır .
Yani genişlemeci, irredentist, rövanşçı  bir yanı olan bir siyasi davranış değildir.
Ayrıca o harekât sonucunda hem komşumuz Yunanistan’a ve hem de Güney Kıbrıs Rum bölgesine demokrasi gelmiştir.
Atatürkçüler 1 Mart Tezkeresinin reddini sağlayarak hem  Türkiye’nin  komşularının iç işlerine karışmama politikasını  ve  hem de  Irak’ın toprak bütünlüğünü savunmuşlardır.
Aslında anlayabilselerdi 1 Mart tezkeresinin reddi ile ABD’ye de iyilik etmek istenilmiştir. ABD’ye bu bataklığa girme denmiştir.
Nitekim ABD dış politikasında önemli değişiklikler yaşamış ve artık aynen Suriye’de olduğu gibi doğrudan kendi ana karası için tehdit oluşturmayan ihtilaflarda, ülkelerin iç işlerine doğrudan askeri müdahale yapmadan, o ülkenin kendi iç dinamikleri ve çevre aktörlerin işin içine girmelerini teşvik etmektedir.
Nitekim, Afganistan’dan çekilmeyi planlamaktadır.
Yani Kemalizm’in, Atatürkçülüğün barışçı ilkeleri, Avrupalı Sosyal demokratların göstermelik barışçılığından çok daha ileri ve tutarlıdır.
Bizim tarihimizde  Hatay Meselesi,  Boğazlar sorunları gibi uluslararası sorunlar tek mermi atılmadan, kimsenin burnu kanamadan, barışçıl yollarla   çözülmüştür.
2-Çağdaş sosyal demokrasinin hedeflediğini söylediği sınıflar arası barışçı denge, Kemalizm’de çok daha açık bir hedeftir.
Kemalizmin- özel girişimi de yadsımayan- devletin toplum yararına gerektiğinde ekonomiye müdahalesine açık olan DEVLETÇİLİK anlayışının sosyal demokrat söylemlerden nerede geridir veya farklılık gösteriyor.
BATI’DA İNSANLIĞIN KAN VE GÖZ YAŞI DÖKEREK ELDE ETTİĞİ; a) Genel ve Eşit Oy Hakkı b) Sekiz Saatlik İşgünü c) Çeşitli Sosyal Sigortalar, yaşlılık, analık, sağlık gibi… d) Grev ve Toplu Sözleşme Hakkı e) Gelir Düzeyine Göre Değişen Vergi Sistemi f) Parasız Eğitim,  g) Sivil Toplum kuruluşları, Halk Evleri, Türk Dil ve Tarih Kurumları gibi kazanımlar “Kemalist Devrimcilik” anlayışı içinde çok daha kısa sürede, acısız ve kayıpsız sağlanmıştır.