8 Haziran 2018 Cuma

ÇİRKİN ÜSLUP



Sosyal Medyada Başbakan Binali Yıldırımın söylediği iddia edilen ve bugüne kadarda Binali Bey tarafından yalanlanmayan “Şer ittifakı tamam diyorsa, bize devam demek düşüyor.Tüm kahpelere ve hainlere inat Erdoğanla  devam” açıklaması dolaşıyor.
AKP dışındaki tüm muhalif kesimi ve insanları 'şer'de ittifak etmiş şekilde gösteren, kahpe ve hain gibi sıfatlar reva görülen skandal sözler AKP'li sosyal platformlarında  büyük bir marifetmiş gibi paylaşılıyor.
AKP ve MHP arasında Cumhur ittifakı kurmak ne kadar hak ise, onun karşısında Millet ittifakı kurmakta o kadar haktir.
Kimse AKP ile MHP arasında kurulan ittifaka küfretmek hakkına sahip değildir. Değildir ama aynı şekilde Cumhur İttifakı karşısında kurulan ittifaka da kimsenin küfretme hakkı yoktur. 
Demokrasilerde, demokratik yol ve vasıtalarla siyasi iktidarı değiştirmek arzusu nedeniyle kimse suçlanamaz.
Tayyip Erdoğan’ı demokratik yol ve vasıtalarla devirmek isteyenler niçin kahpe ve hain olarak nitelensinler ki; Kahpe’nin Türk Dil Kurumunun Türkçe Sözlüğündeki karşılığı orospu, ahlaksız kadın, dönek anlamına geliyor. Hain ise, hıyanet eden, zarar vermekten üzmekten veya kötülük  yapmaktan hoşlanan kötü niyetli olan, olarak tarif ediliyor.
Demokrasi azınlıkta kalan düşüncenin meşru yol ve vasıtalarla çoğunluk olabildiği rejimin adıdır. Bu nedenle iktidara karşı hukuka uygun şekilde muhalefet etmek, kahpelik ya da hainlik olarak nitelenemez.
Binali Yıldırım Millet ittifakının hangi tutum ve davranışının kahpelik ya da hainlik olduğunu kamuoyuna anlatmak zorundadır.
İttifak içinde kimin bu çirkin sözleri hak ettiğini anlatmak zorundadırlar.
Cumhur ittifakı üyelerinin birbirleri ile ilgili söylediklerini buraya almaya kalkarsak sayfalara sığmayacağı gibi, asgari terbiye sınırları aşılır.
Bu üslup, iktidarı kaybedeceğini hisseden insanların üslubudur. Türk siyasi yaşamı hiçbir zaman bu kadar seviye kaybetmemişti.
Demokrasi farklılıkları doğal sayan, o farklılıklara saygı gösteren bir siyasal sistemdir.
Geçmişte de liderler birbirlerini en sert şekilde ve fakat belli bir nezaket  içinde eleştirirlerdi.
Kahpe, hain gibi sözler hiç kullanılmazdı. Siyasi parti genel başkanları televizyonda belli konuları tartışabilirlerdi.
Çünkü o dönemin siyasileri, siyasetin iktidarda değil, itibarda kalmak sanatı olduğunu bilirlerdi.Bu nedenle kendi itibarlarına zarar verecek söz ve davranışlardan kaçınırlardı.
Bu kullanılan üsluptan herkesten önce halkın utanması gerekir zira bu üslup onlar bu üslubu sevdikleri  için var.
Binali Beye atfedilen bu üslup iktidara yakın sosyal medya hesaplarında büyük bir mutluluk içinde paylaşılıyor. O zaman bu üslubu kullanan siyasetçiler, bu üslubun işe yaradığını düşünerek kullanmaya devam edeceklerdir.
Aslında kullanılan hakaret içeren üslup sadece AKP yetkililerinin siyasi rakiplerine kullandıkları üslup ile sınırlı değil.
Bu saygısız üslubu kendi yandaşlarına da kullanıyorlar. Kendi yandaşlarına “geri zekalı” , “aptal diyorlar”.
Damat olmaktan başka bir özelliği olmayan zat hatırlanacağı üzere “Aya 4 şeritli yol yapıyoruz desek inanacak seçmenimiz var” şeklinde bir beyanda bulunduğunu söyleyip  vasat zeka ve kültürdeki insanlara bu cümlenin ne anlama geldiğini sorsak,  kendi seçmenlerini “aptal”, “geri zekalı” yerine koyuyor cevabını alırız.
Tabii siyasette rakipler arasındaki konuşma üslubu bu hale gelirse, hızını alamayan damatta kalkar haddini de aşarak kendilerine destek veren insanları “aptal”, “geri zekalı” yerine koyar.
Türkiye siyasetinin hiçbir döneminde görmediğimiz kadar fevkalade seviyesiz bir üslup sorunuyla karşı karşıyayız. Üsluptaki bu  seviye seçim günü yaklaştıkça daha da düşecektir.
Tabii bunun sorumlusu sadece siyasiler diye düşünmekte yanlıştır. Bunu önlemenin yolu bize bu seviyesiz konuşmaları layık görenlere  prim vermemekten geçer.