26 Ocak 2018 Cuma

ALDATILMADINIZ TAYYİP BEY, SİZ YANLIŞ YAPTINIZ


Recep Tayyip Erdoğan ABD önceki başkanı Obama tarafından kandırıldığını söylüyor. Son zamanlarda iyi niyetli uyarılara önce kulak tıkayıp sonradan uyarıların doğru olduğu anlaşılınca Tayyip Bey kandırıldım diyor.
Tayyip Bey, kandırılmadı yanlış yaptı. Önümüzde yaşanmış bir Irak vahşeti varken, Amerikalılar istiyor diye Suriye’nin içişlerine müdahale etmek Türkiye’nin hudut güvenliği açısından yanlış olmuştur.
Sanayileşmiş batılı ülkeler için doğalgaz ve petrolün güvenilir bir biçimde sağlanması yaşamsal önem taşıyor.
Bu nedenle Musul petrollerini  ve bölgenin doğal gazını Akdeniz’e bir peyk devlet üstünden akıtmak batılı emperyalistlerin işine gelirdi.
 ABD önce Irak’a müdahale etmenin yollarını aradı ve Irak’ın Kuveyt’i işgal etmesi için tahrik edip, bunu temin ettikten sonra Saddam’ı hedef tahtasına koyup ABD ve Avrupalı ortağı İngilizlerle beraber Irak’ı işgal ettiler.
İşgal etmekle kalmadılar.Irak’ın kuzeyini önce Saddam’ın denetiminden çıkarttılar, daha sonra da  2005 Anayasası ile  Irak’ı bir federasyon olarak yapılandırarak, Kuzeyde bir Kürt federe devletciği oluşturdular. Ancak bu payk devletçik Musul Petrollerinin Akdeniz’e akıtılması için yetmiyordu.
O zaman Rusya ile ilişkileri güçlü olan Esad’ın Suriye’sini de parçalamak gerekiyordu.
İşte o zaman Kuveyt’te Saddam’ın oynadığı rolü, Suriye’de Tayyip Erdoğan oynayacaktı ve oynadı.
Aslında Türkiye’nin stratejik konumu ve ekonomik olanakları, kendi sınırları dışında insan ve kaynak israfına yol açacak hamlelerde bulunmamasını gerektiriyor, ama maalesef bulunduk.
O güne kadar ikili ilişkilerin gayet iyi gittiği hatta iki ülke arasında vizelerin  kaldırıldığı, müşterek bakanlar kurulu toplantılarının yapıldığı, Tayyip Erdoğan ve Esad ailelerinin beraberce tatil yaptığı, Suriye Devlet Başkanına “Kardeşim Esad” hitabından Amerikan yönetimi istiyor diye bir anda vaz geçildi ve  Suriye’de insan haklarını ihlal eden, baskıcı bir rejim olduğu Türkiye tarafından fark edildi!
Esad oldu Esed, Esad muhaliflerine her türlü destek verildi; Suriye iç karışıklığında kullanılmak üzere ülkesine yabancı devletlerden yardım alarak savaş açan çapulculara askeri eğitim verildi, buna da “eğit, donat” denildi.
Suriye karıştı, Tayyip Erdoğan da, Suriye rejimine karşı mücadele eden herkese de kucak açtı.     Geçen yazımda da belirttiğim gibi  Esad’a karşı savaşması için PYD’yi yıllarca muhatap alıp destekledik.  Salih Müslim’i bu amaçla defalarca ağırladık. Tabii şimdi Salih Müslim de sanki eşit bir devletmiş gibi “koşulsuz masaya” otururum demek küstahlığını gösteriyor.
Bu küstahlığın sebebi zamanında onu Türkiye’de ağırlamamış olmamızın yanında, Suriye için  Rusların hazırladığı anayasa taslağında ülkenin kuzeyinde bir “Özerk Kürt Bölgesi”ne yer verilmiş ve bu konuda ABD ile Rusya’nın müştereken karar vermiş olmaları mı?
Irak’ın kuzeyindeki Kürt Federe Devletçiği ile Suriye’nin Kuzeyindeki “Özerk Kürt Bölgesi” adı geçen koridorun kurulması için yeterli olacaktır.
Irak ve Suriye’nin Kuzeyinde oluşacak bu iki Kürt bölgesi münasip bir siyasi ortamda birleşerek bağımsız bir Kürt Devlet oluşturacaklardır.
Türkiye  geleneksel Türk dış politikasının komşuların iç işlerine karışmama anlayışını  sizin iktidarınız da terk ederek komşularının içişlerine müdahale etti.
Bu anlamsız müdahale batılı  emperyalistlerin işine geldi; zira  Suriye bölünme noktasına geldi. Biz de şimdi kendi elimizle bozduğumuz Suriye’nin bütünlüğünde, Kuzey Suriye’de yaratılan bataklıkta haklı olarak kendi güvenliğimizi tesis etmek için sizin yanlış politikalarınız sonucu insan ve kaynak israfına girmiş bulunuyoruz.
İşte bu nedenledir ki “Aldatılmadınız Tayyip Bey, siz yanlış yaptınız” diyoruz.