7 Ağustos 2017 Pazartesi

ATATÜRK’E SAYGI


Kimine göre bir meczup kimine göre bir hain ama kesin olan şu ki bir AKP'li şahıs "yeni bir devlet kuruyoruz....bu devletin lideri de Recep Tayyip Erdoğan'dır" deyince Y-CHP'li arkadaşlar görünüşte çok kızdılar.Ama Tepkiler çok cılız kaldı.İktidar Abdülhamit’e gösterdiği saygı ve korumayı Atatürk’e göstermedi.Göstermesi de beklenmezdi zaten

Cumhuriyetin bütün kurumları birer birer yıkılırken,Türk aydınlanmasının en büyük adımı olan laiklik anayasada içi boş bir kavram haline getirilirken, anayasal koruma altındaki tevhid'i tedrisat fiilen yok edilirken, aynı şekilde Anayasal ve yasal koruma altında olan Atatürk toplumun ve devlet hayatının tüm  kesitlerinden silinmeye cüret edilirken, Öyle anlaşılıyor ki, bazılarının gönlünde Atatürk'ün cumhuriyetine son verip farklı bir ideolojiye ve dünya görüşüne dayalı yeni bir devlet kurma niyeti yatıyor. Türkiye'de bir dinci yönetim anlayışı  bütün kurumlarıyla yerleştirilirken sadece göstermelik  boş laf üreterek bu gelişmelerin hiçbirine engel olamayanların şimdi samimiyetle tepki verdiklerine kim inanır? 
 2. Cumhuriyetçileri parti kadrolarına alan, yıllardır AKP/RTE'nin dilinden düşmeyen, "yeni Türkiye" kavramına karşı bir duruş ortaya koymayan, .Aynı tarihlerde üstelik, "dev çınar, yeni filiz" sloganını icat edip, ve 6 oklu amblemini, bayrağını inkar ederek kendi yönetimlerindeki CHP için de "yeni" tanımını kullanan bu arkadaşlar değil miydi? 6 oku kendilerine bayrak edinenlerin, Sevr’i yırtıp Lozan’ı yapanlar olduğunu düşünmeden
Kızmış gibi davranıp rol yapacaklarına, bunlarla ciddi şekilde mücadele etmeleri gerekmiyor mu?
Şimdi hakkında kullanılacak sıfat bulamadığım bir AKP'li "bir  yeni devlet kuruyoruz" deyince kızmış gibi yapmak da aynı AKP üst yönetimin yasak savmasına benziyor. CIA'nin eski Türkiye masası şefi Graham Füller'in 2007 yılında yazdığı "Yeni Türkiye Cumhuriyeti" kitabının verdiği mesaj da, adından anlaşılacağı gibi farklı değildi. Aynı tarihlerde yayınlanan Atlantic Council'in raporunda da Türkiye'nin yeni bir anayasa hazırlaması ve bu anayasada Türk kelimesinin geçmemesi öneriliyordu. Anlaşılan  o ki Türk milleti sözünü kullanmaya karşı çıkanlar arasında yabancılar da var.
Hadi kendileri mücadele edemiyorlar, parti üst kademelerindeki hukuk fakültesi diploması taşıyanlar Siyasi Partiler Yasasının “Atatürk’e saygı” başlığını taşıyan  85. Maddesini anımsatabilirler idi.
Böylece AKP üst yönetiminin, “Kendi şahsi görüşü partiyi bağlamaz” sözlerinin toplumdan gelen tepki nedeniyle yasak savmak için söylendiğini teşhir etmiş olurlardı.  
Tabii bu çirkin saldırıya sessiz kalan sadece YCHP’liler değil, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da bu çirkin saldırıya tepkisiz kalamaz. Kanun amir hükmünü çiğneyen bu adamın AKP’den çıkarılmasını isteyebilir, bu yerine getirilmediği zaman da partiye müeyyide uygulanması için Anayasa Mahkemesine başvurması gerekir.
Yüksek yargıçlardan oluşan Yüksek seçim Kurulu’nun açıkça kanun amir hükmünün çiğnenmesine göz yumduğu da düşünülürse, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının o yürekliliği gösterebileceğine  olan inancımızın sadece bir hayal olduğunu gösteriyor.