26 Aralık 2016 Pazartesi

ÇANLAR DAVUTOĞLU VE ARKADAŞLARI İÇİN ÇALIYOR


Tayyip Erdoğan’ın en belirgin özelliği, her başarısızlığını “kandırıldık” diyerek birilerinin üstüne yıkmasıdır.
Tayyip Erdoğan’ın bu konulardaki günah keçisi 17-25 Aralıktan sonra FETÖ terör örgütüdür. Bugünlerde yaşanan bütün olumsuzlukları, bir zamanlar sanki  onlarla aynı menzile doğru yürümüyorlarmış  gibi onların üstlerine yıkıyor.
17-25 Aralık yaşanıncaya kadar  “Ne istediniz de vermedik” ,”Bitsin bu hasret “,”Bir savcı arıyoruz” diyen Tayyip Erdoğan değil miydi?
FETO’cu eski ortaklarından yakalayabildiklerini ya da yakalanıp  cezaevlerine tıkılmasında mahsur görmediklerini bugün yargı önüne çıkartıyorlar.
Aranan savcı Öz bulunup, Ergenekon davası açıldıktan ve bu ülkenin aydınları, askerleri, gazetecileri zindanlara tıkılırken “Ben bu davanın savcısıyım” dememiş miydi?
Bu lafı ettiği zaman bunun yanlış olduğunu haykıranları dinlemeyip hatta vesayetçi olmakla suçlamıyor muydu? Ülkenin Genelkurmay Başkanı’nın terörist ilan edilmesine bile göz yummamış mıydı?
Aradan zaman geçti, devir değişti Harp Akademilerinde subaylara seslenen Tayyip Erdoğan, Ergenekon ve Balyoz davalarında tutuklanan, hayatları karartılan askerler için bu kez Fethullah Gülen Cemaatini suçladı.
Yanı kandırıldığını söyledi.
Açılım  adı altında ülkeyi nerede ise bölünme noktasına getiren  politikaları yürüten bir zamanların gözde AKP’li siyasetçilerden şimdi ön plan da kalan kimse var mı?
Nerede onlar? Elbette günah keçisi olarak tasfiye oldular.
Bilgisi dahilindeki yanlış açılım politikasının faturası onlara çıkartıldı. Yani gene kandırılmıştı.
Türk Rus ilişkilerini alt üst eden, Türk ekonomisine büyük darbe indiren Rus uçağının düşürüldüğü günleri düşünün, önce o tarihte ki Başbakan çıktı “Rus uçağıyla ilgili talimatı Genelkurmay Başkanlığı’na ben verdim” dedi.
Davutoğlu’nun Rus uçağının düşürülmesi talimatını “ben verdim” demesinden iki gün sonra, Ona  rol kaptırmamak için Tayyip Erdoğan’da çıkıp, “Aynı ihlal bugün yapılsa Türkiye aynı karşılığı vermek durumundadır” demişti.
Yani o tarihte Türk Rus ilişkilerinde meydana gelen olumsuzlukların ekonomimizi bu kadar etkileyeceği öngörülemediği için burunlarından kıl aldırmıyor tam aksine bir de  babalanıyorlardı.
Ama ne zaman yaş sebze ihracatı, turizm sektörü dibe vurdu, bir günah keçisi lazımdı, bu konularda kendini en zeki zanneden Tayyip Erdoğan bu olayı da kendince  FETÖ’nün üstüne yıkı verdi.
Menfur Cinayetten sonra Türkiye’ye ve özellikle de Suriye Politikası’nda her istediğini dikte ettiren Putin, “Rus uçağının düşürülmesi konusunda ikna OLABİLİRİM” diyerek olayı FETÖ’ye yıkmak konusunda Tayyip Erdoğan’a destek verir gibi yaptı. Zira Ruslar için tek hedef vardı, her istediğini elde etmek; onu da Moskova Mutabakatında elde ettiler.
Suçlu kim olursa olsun, sorumlu devleti yönetenlerdir. Suçu ve suçluyu önlemek devleti yönetenlerin görevidir.
Tayyip Erdoğan iktidarı değil mi, bu Fethullah Gülen Cemaati mensubu  yeteneksiz hainleri hak etmedikleri makamlara getiren.
Şimdi çanlar Ahmet Davutoğlu ve arkadaşları için çalıyor, bütün olumsuzluklar onların üstüne yıkılacak ve altında kalacaklar.
Şu Anayasa değişikliği gerçekleşirse, siz seyreyleyin ondan sonra kopacak gümbürtüyü.
Ergenekon ve Balyoz davalarının faturası doğrudan nasıl FETÖ’nün üstüne yıkıldıysa, açılım, Suriye Politikasındaki yanlışlar  ve Rus krizinin faturası da siyasetçi FETO’cuların üstüne yıkılarak “kandırıldım” denerek atlatılacak.
Çanlar Ahmet Davutoğlu ve isimleri herhalde Tayyip Bey’in elinde olan AKP Milletvekilleri için çalıyor.  Az kaldı Anayasa değişikliği gerçekleşirse bu yazdıklarımı hep beraber yaşayarak göreceğiz